8 Eylül 2010

Ve Saatler Sonbaharı Gösteriyor...

              
           Çok sevdiğiniz o şarkının en hüzünlü yeri,en sevdiğiniz fotoğrafınızın en kırılgan karesi gibi bir mevsimdir.Her seferinde sizi ağlatsa bile sevmekten vazgeçemezsiniz ya o şarkıyı ya da kaldırıp saklayamazsınız ya o resmi işte öyle sevdirir kendini sonbahar.Ne kadar kızsanız bile bunaltıcı sıcakların ardından dudağınıza düşen bir damla su gibidir o ve en dürüst mevsimdir,korkmadan haber verir gelecek kıştan...
            Hayatımın en önemli kararları,olayları hep sonbahara denk geldi.Ama ben hiç vazgeçmedim sonbaharı sevmekten herşeye rağmen.Şimdi,yine bir sonbahar gecesinde,ne varsa içimde biriktirdiğim yazmak istedim.Korkmadan,cesurca ve belki biraz da çocukca...
            Umarım bu sonbahar dökülen yapraklar kadar kelimeler hediye eder bana.Ve bende bloğumda yazarım keyif içinde:))
             Sizde takvimler,saatler neyi gösteriyo bilmiorum ama benim için kırgın olduğum kelimelerimle barışma zamanı şimdi...

                                                                            

6 yorum:

  1. çok begendim balımm ayrca bloga gelmenede çok sevindim:)

    YanıtlaSil
  2. bende sonbaharı severım ama sebepsizce..yazını okuduktan sonra sevmek için nedenlerimde oldu:)en dürüst mevsimdir,korkmadan haber verir gelecek kıştan...
    cok cok begendım yüreğine saglık gügü:)

    YanıtlaSil
  3. Bilirim en çok sonbaharı seversin,çünkü sonbahar herkesin aksine bir bitiş değildir sende hatta buhranlı yaz aylarının ardından serin bir uyanıştır hayata...
    Çok şey birikti;hatta yığıldıkları yerde içimizi kanırtarak yer açtılar kendilerine, bizde bıraktıkları izlere aldırmadan.Şimdi birikenleri bir bir dışarı akıtma vakti,hüznü de sevinci de yükleyerek kelimelere...
    "Peri kızı:))"

    YanıtlaSil
  4. Bu sene erken getirmişsin sonbaharı.

    YanıtlaSil
  5. Ben getirmedim ki kendisi geldi bir anda.Bana sadece yazmak kaldı:)))

    (bide keşke kimin yorumuna cevap verdiğimi bilseydim,sanki iyi olurdu gibi;)

    YanıtlaSil
  6. Şevket Çağlar10 Eylül 2010 17:22

    Ben ilkokul beşten Şevket. Erken geldiği iyi olmuş o zaman:)

    YanıtlaSil